our logo

FACE to FACE THERAPIA
Psikolojik Danışmanlık ve Evlilik Terapileri Merkezi

Acı Veren İlişkiler Neden Sürdürülür?

Melike KAYHAN, Psikanalist (CP-UK), Psikanalitik Psikoterapist (UKCP, PA), MSc. Çift Terapisti, Aile Terapisti

Çift terapisti olarak, yoğun sıkıntı içinde olan çiftlere çokça rastlıyorum. Seanslarda sıklıkla kendimi neredeyse hiç konuşmayan ya da tartışmadan/bağrışmadan konuşamayan iki kişinin arasında buluyorum.

Genelde başkalarının ilişkileri dışarıdan mükemmel gibi görünse de yukardaki senaryo oldukça yaygındır. Bir ilişkiden; birbirinden bağımsız iki insanın umutları, ihtiyaçları ve özlemlerine karşılık vermesi beklendiğini düşünürsek bu durum çok da normaldir.
Benim her zaman dikkatimi çeken ise, kişilerin, ilişkilerinin kendilerine ve bazen çocuklarına sıkıntı ve acı vermesine rağmen onları sürdürme istekleri.

Çift terapisi yapmaya ilk başladığımda, duygusal açıdan uyumsuz görünen çiftlerin nasıl bir araya geldiklerini merak ederdim. Sadist/mazoşist bir eğilimleri olup olmadığını ve bu kadar yoğun stres altında nasıl yaşamaya devam ettiklerini düşünürdüm. Bu soru yalnız benim değil, birçok kişinin merak ettiği bir soru.

BOŞLUK HİSSİ VE GRUP PSİKOLOJİSİ

Acı veren ilişkileri sürdürme konusunda düşünen ve fikir yürüten farklı terapistler var. Psikiyatrist ve psikanalist Dr. James Grotstein, varoluşun anlamsızlığının korkusundan kaçmak için sıkıntılı ilişkileri devam ettirdiğimize inanıyor.

İlişkinin içindeyken, “onaylanmış” hissederken, ilişki olmadığında Grotstein’ın “boşluk” olarak adlandırdığı bir hiçlik duygusu içinde kalınıyor. Bir diğer önemli psikanalist Otto F. Kernberg‘in ifade ettiği gibi, ilişkinin içindeyken “ölü hissetmektense acı çekerek hala yaşama” hissi ağır basıyor.

İlişkileri koruma ve sürdürme güdüsü, grup psikolojisi ile de yakından alakalıdır. İnsan, topluluk halinde yaşamını süren bir canlıdır. İnsanlarda ait olmak için derin bir güdü vardır ve kişiler arası ilişkiler kişisel gelişim için gerekli ve önemlidir.

Ait olma ve ilişkilenme arzusunun, hayatta kalma içgüdüsünün bile önüne geçtiği zamanlar olabilmektedir. Bu durumun çarpıcı bir örneği, İkinci Dünya Savaşı’ndaki Kamikaze intihar bombacılarıdır. Bu kişiler, grubun iyiliği, yani Japonya’nın milli gururu ve birliği için hayatlarını feda etmişlerdir.

Bu örnek, mutsuz bir evlilik ya da ilişkiden uzak gibi görünse de burada benzer bir dinamik işlemektedir. Grup kimliğini, ya da ilişki kimliğini koruma ihtiyacı o kadar güçlüdür ki, partnerler çoğu zaman bu birliği korumak için kendilerini ve ailelerini feda edebilirler.

PARTNERİMİZİ/EŞİMİZİ NASIL SEÇİYORUZ?

Grup psikolojisi ilişki içindeki acıya neden katlanıldığını açıklayabilir. Fakat bazı durumlarda kişiler yalnızca uyumsuz gibi görünen değil, kendilerine kesinlikle zarar verecek partnerleri neden seçiyorlar?

Psikanalistler, partner seçimimizin kökeninin bilinçdışı süreçlerden geldiğine inanıyor. Psikanalitik teoriye göre, partner seçerken genellikle çocuklukta ortaya çıkmış bir yara iyileştirilmeye çalışılıyor.

Bu demek oluyor ki, kişinin kendisini inciten ebeveynden çok farklı bir partner seçebileceği gibi, yaşananları telafi etme arzusuyla o ebeveyne çok benzeyen bir partner seçmesi de mümkün.

İlk duruma göre ebeveynlerinden biri sık sık diğerini aldatan bir kişi, kendisine tapan ve tamamen sadık görünen bir partner seçebilir. İkinci senaryoda ise; öfkeli bir ebeveyninden şiddet gören bir kişi, benzer şekilde şiddet gördüğü ilişkiler kurabilir. Burada, o ebeveyni iyileştirmek için bilinçdışında duyulan arzu ve bunun mümkün olduğuna dair içsel bir düşlem devreye girer.

ÇİFT TERAPİSİ

Bir ilişkideki duygusal zorluklar ve mutsuzluk, genellikle iki tarafın da geçmişinden gelen çözülmemiş sorunlardan kaynaklanıyor. Fakat çalıştığım çiftlerde, ilişkiden gerçek dışı beklentiler olmasının karşı tarafa duyulan sevgiyi de etkilediğini gözlemliyorum. Bu yüksek beklentileri fark etmeden, karşılarındaki kişinin geçmişteki yaralarını iyileştirmesini beklediklerini fark ediyorum.

Çiftler, farkında olmadan onlara zorluk yaşatan bilinçdışı taleplerinin farkına vardıklarında, duygusal olarak daha tatmin edici ilişkiler yaşayabiliyorlar. İlişki terapisinde, bu değişim ancak kazanılan içgörü ilişkide tekrar tekrar deneyimlenerek yaşanabiliyor.


click
©2019 Melike Kayhan is powered by WebHealer
Cookies are set by this site. To decline them or find out more visit our cookie page